Toptan Gül,Çiçek ve Saksı Ticareti,Be-Ma Çiçekçilik,
Gül: Gül sarılgan, dik yada sürüngen saplı, genellikle tüylü yada dikenli bir ağaççıktır. Yapraklar almaşık dizilidir; bazı türlerinde kışın dökülmez. Çiçekleri dalların ucunda tek başına yada demetler halinde bulur ve beşli tiptedir. Meyve yapraklar kavanoz biçiminde etli bir çiçeklik oluşturur. Kuzey yarıkürenin ılıman ve yarı tropikal yörelerinde 100 kadar gül türü bulunmaktadır.
Türkiye’ de 25 kadar yabani gül türü vardır. Bunların en önemlisi kuşburnu denilen yaban gülüdür (Rose canina ). Bahçe çeşitleri bundan türeyip önceleri Avrupa ve Anadolu’ da kendi kendine yetişen türlerden ( Isparta gülü, Frenk gülü, misk gülü ) ve son 150 yıldır Uzakdoğu melezlerinden ( tırmanıcı melez güller, çay melezleri, çok çiçekli güller, polyanta ve pernetiana melezleri ) elde edilmiştir. Türkiye’ de süs bitkisi olarak başlıca şu gül türleri ve melezleri yetiştirilmektedir: Beyaz gül (R.alba), Isparta gülü yada yağ gülü (R.damascena), Frenk gülü (R.gallica), misk gülü (R.maschata), sadberk gülü (R.centifolia), R.banksiana, R.wichurajana, vb.
Bahçe gülleri görünüşlerine ve boylarına göre bodur güller, baston güller, çardak güller, ponpon çardak güller, polyanta güller gibi çeşitler ayrılır ve genellikle o çeşidi yaratan kişinin yada o çeşidin adandığı kişinin adıyla anılır.
ÜRÜN HAKKINDA:
Gül koli
içerisinde su çekmeden bir gün
durabilir.Zaman aşımından sonra
kurumaya başlayacağından daha fazla
susuz kalmaması önemlidir.
Türkiye’de ekonomik
anlamda gül yetiştiriciliği XIX. yy. sonlarına doğru başlamıştı.Bu
dönemde, Bulgaristan göçmenlerinin getirdiği yağ gülleri fidanları
ile Isparta’da gül bahçeleri kurulmuş, bölgenin toprak yapısı ve
iklim koşullarını gül tarımına elverişli olması da gülcülüğün
bölgede kısa sürede yayılmasını sağlamıştır. 1910’lu yıllarda,
Bulgaristan’da gül üretiminde görülen gerileme Isparta’da üretilen
gül yağı ve gül suyu ürünlerinin Avrupa pazarlarına girmesini
kolaylaştırmıştır. Ancak, Balkan savaşı, Birinci Dünya savaşı ve
Kurtuluş savaşı gibi art arda çıkan savaşlar nedeniyle dışsatım
olanakları tümüyle ortadan kalkınca, Türkiye’de gül tarımı da önemli
ölçüde gerilemiştir. Cumhuriyet döneminde, Isparta’da gül bahçeleri
yeniden kurularak gül tarımı canlandırılmıştır. Türkiye’de gül
bahçelerinin %90’ı Isparta’da, %10’a yakını Afyonkarahisar’da, çok
küçük bir bölümü de Aydın’da bulunmaktadır.
Gül türlerinden birçoğunun
çiçek ve meyvelerinin tedavi edici etkileri vardır. Okka gülünden (Rosa
centifolia) anestezik etkisi nedeniyle kolir olarak kullanılan damıtık
gül suyu hazırlanmasında yararlanılır. Kurutulmuş taç yaprakları,
laksatif özelliklerinden dolay, kompoze saparna şurubunun bileşimine
girer. Kırmızı gül yada kırmızı Frenk gülünün (R.gallica)taç yaprakları,
içerdikleri tanen miktarı nedeniyle peklik verici ve toniktir. Isparta
gülü (R.damascena) ile misk gülünün (R.moschata) taçyaprakları, petrol
eterinin sıcakta etkisiyle elde edilen ve ‘konkret’ olarak da
adlandırılan bir esans verilir. Bu esans gül serasının bileşimine girer.
Yabani gülün (R.canina) meyvesi (kuşburnu) C vitamini bakımından zengin
olup peklik verici ve askarislere karşı kurt düşürücü olarak kullanılır.